7 Haziran 2013 Cuma

Yapılan herşey birkaç ağaç için de olmalı...


              Olayların başlangıcı beni hem şaşırttı hem de sevindirdi. Çünkü ben de bir doğa aşığıyım, ağaçların kesilmesi beni her zaman mutsuz eder, apartmanımda da yaşandı ve çok çemkirmişliğim var bu yüzden komşularıma. Bugün içine girmeyi hiç akıl edemediğim gezi parkını gördüm o ağaçları o boya getirene kadar bayağı bir emek sarfedilmiş ben hesapsızca kesilen ağaçların durumuyla insanları öldürmeyi eş değer görüyorum, çünkü ikisinin meydana gelmesi uzun zaman alıyor ve çok emek sarfediyorsun. Keşke birkaç ağaç yüzünden neler yaptı demese insanlar... İnsanları anlamakta mümkün onlar için de bardağı taşıran son damla oldu bu olay ve reaksiyon gösterdiler. Ben gösterilen reaksiyon için çok memnunum ama karşılığında hattinden fazla şiddet uygulandığını düşünüyorum. Ve insanları sokağa döken de bu kontrolsüz şiddet oldu kanaatimce, biz aynı milletin insanlarıyız harbe gider gibi insanlara eza etmeye ne gerek var, polis insanlara izin verdiğinde gösterilerini yapmaları için herşeyin normal koşullar altında geliştiğini görebiliyoruz. Eğri oturup doğru konuşmak lazım, insanların haklarını aramalarından yanayım, uzun yıllardır böyle bir eylem böyle bir birlik-herkes aynı şeyi düşünmesede- beraberlik görmemiştik. Gençlerimizin böyle durumlarda birlik olmadığını düşününlere ders oldu. Fakat şunu da unutmamak gerekir, yapılmak istenenler gerekli mercilere aksettirilmişse ve biz bu durumdan ekonomik boyutlarda zarar görmeye başlamışsak tadında bırakmanın gerektiğini düşünüyorum. Kimler okur benim yazımı aynı görüşte olur yada olmaz bilinmez ama şu bi gerçek ki Poliste bizim insanımız aldıkları emirleri uyguluyorlar belki aşırı belki dozunda kurallar çerçevesinde hareket      
edildiğinde kimse zarar görmüyor. Provakasyonlar habis niyetli insanlar olayları başka boyutlara taşıyabiliyor. Hoş olmayan manzaralar doğabiliyor. Biz reaksiyon gösteriyoruz yine faturayı biz ödüyoruz. 
               İyi niyetli insanlara yakışmayacak ağza alınmayacak sözler sarfediliyor, bunlar paylaşılıyor yayılıyor. Biz herzaman olduğu gibi vur deyince öldürüyoruz. Peki yapılan hizmetler arasında hiç mi iyi işler yok. Bu işlere vesile olan insanları neden yok etmeye çalışıyoruz. Arkadaşım bu insanlar şunları şunları yaptı ama şöyle yapmasaydı, şu hareketi yanlış bu böyle olmamalıydı dense daha hafif bir üslup olmaz mı? Olaylar olana kadar son birkaç hafta içinde gıyabında konuştuğum kişi de çok vahim sözler sarfetmiştir. Fakat neden söylenenlere karşı on misliyle hakaretler yağdırılıyor. Zaten iyi bir davranış sergilenmiyor, buna karşı on misliyle karşılık vermek dağa taşa yazmak dünyaya hakaret dolu afişlerle yaymak ne derece doğru... Yapılan bir yanlış var, boşuna dememişler yiğidi öldür ama hakkını yeme diye. Neden hakikatli olamıyoruz. Biz herzaman sevdiğimiz insanlarla mı biraradayız birarada yaşama gayreti gösteriyorsak bu gibi insanlarla bu azmi neden devam ettirmiyoruz. Belki doğru düşünüyorum belki yanlış ama kendimizi dünyaya rezil etmekte üstümüze yok. Birde dış basında Türk baharı gibi başlıklar lanse ediliyor. Kendi görüşümdür cahil olduğunu düşündüğüm ortadoğu memleketleriyle aynı muameleye maruz kalıyoruz. 
                Bizler koyun olmadığımızı herşeye boyun eğmediğimizi uyumadığımızı kimimiz meydanlarda gösterdi  kimimiz sandıkta gösterecek. İnsanların değerlerine hakaret edilmeden makul bir yönetim anlayışı içinde olur inşallah bundan sonra yöneticilerimiz, bizim için yapılan hizmetleri bize daha iyi anlatır bizim istediklerimizi ya da istemediklerimizi kavrar ve projeler ona göre düzenlenir. Diğer bir deyişle halk için halka rağmen işler yapılmaz. Halkın değerlerine saygı gösterilir. Yöneticilerimiz bu yola özgürlükler adına çıktılar fakat birilerinin özgürlüğünün kısıtlandığı yerde optimal bir özgürlükten bahsedemeyiz. Konuşmayı bilmiyorsak o zaman konuşmamak en doğrusu olur. Kimse yiğitliğinden ödün verip geri adım atmıyorsa bari hiç çirkin sözler sarfedilmese... Allah'ın izniyle olması gerekenler bu olay sayesinde anlaşılır ve çözüme bağlanır. Başka türlüsü bizi 10 yıl geriye götürmekten başka bir işe yaramaz. İletişim çağı içerisinde olduğumuz şu yıllarda umarım acemice ve hoyratça insanlara acılar çektiren darbe yıllarına dönmeyiz. Benim temennim herşeyin en doğru şekilde yapılmasından yanadır. Yanlışlar fark edilir ve bu yanlışlardan dönülürse kazanan bizler oluruz. Güneşli güzel günler sevgili ülkem.