Hep bir uğraş bir çaba içindeyim, pes etmiyorum, devam devam devam.... ama bir de bakıyorsunuz ki ulaşmaya çalıştığınız yeri ya iyi hedefleyememişsiniz ya da bambaşka bir yerdesiniz, en bilineni bir arpa boyu yol almamak. Kesinlikle ulaştığımız yerin tek sahibi zirvedeki isim oluveriyorsunuz, çünkü kazandığınız bişeyler var hayat ve koşullar sizi eşsiz bir noktaya getiriyor. Haliyle kendinize has bir yolda kendinize özel bir yere ulaşmışsınız. Doyum önemli bir mevzu hele ki yetinmek eğer bulunduğunuz yeri beğenmiyor başka başka özellikler katarak ilerliyorsunuz... dikkat edin zaman ilerliyor, eğer yetinmiyorsak bence nereye gidersek gidelim ne yaparsak yapalım bizi hiçbirşey memnun etmeyecektir. Memnuniyetsizlik sebepsiz değildir kesinlikle, ama olduğun yeri durumu iyi kavramak kabullenmek de insanları daha sağlıklı düşünmeye yöneltebilir. Eminim o zaman hayat daha güzel olacak. Varmak istediği yere varıpta yine şikayet etmek birşeylerin ters gittiğini yada insanın doyumsuzluğunun boyutlarının nerelere vardığını gösterir. Anlayacağınız varmak istediğiniz noktaya madde için gidiyorsanız doyuma ulaşmak için bir süre sonra maddeninde yetersiz olduğunu göreceksiniz. Burda tabi ilk akla gelen neye göre kime göre yargısıdır. Görecelilik... Bulunduğunuz ortamı, şartları, koşulları, zamanı göz önüne alıp bir kez daha düşünmek gerek. Yetinmeyi mi bilmiyorsunuz, yoksa doyumsuz musunuz?